14 Kasım 2009 Cumartesi

Belarus Notları-1

Belarus’a geleli henüz 4 gün oldu. Bu zaman içerisinde Minsk’in merkezini görme şansım oldu. Bu ilk notta çeşitli başlıklarda genel olarak izlenimlerimi aktaracağım. Daha sonrasında bu blogu hem Belarus hakkında daha detaylı bilgiler vermek için hem de yaptığım, gördüğüm şeyleri anlatmak için kullanacağım.

Belarus Sovyetler Birliği’nin çözülmesinden sonra bile eski yapısını büyük oranda korumayı başarmış bir ülke. Minsk’te gezerken sürekli eski Sovyet sembolleri karşılaşıyorsunuz. Şehrin mimarisi ve planlanması oldukça güzel. 2. Dünya Savaşında şehrin %80’i NAZİler tarafından yok edildikten sonra şehir baştan aşağı yeniden inşa edilmiş. 4’er şeritlik caddelerin ve devasal binaların olduğu bu kentte toplamda 2 milyon insan yaşıyor. Nüfusun azlığı ve havanın soğukluğu dolayısıyla ana caddeden ara sokaklara saptığınız anda kendinizi terk edilmiş bir şehirde hissediyorsunuz. Şehirde dolaşırken insan kendini bir filmdeymiş gibi hissediyor. Tabela kültürünün çok fazla gelişmediği bu şehirde dükkan veya marketleri bulmak da oldukça zor oluyor. Çünkü bu dükkanların bulunduğu binalar size tarihi eser gibi gözüküyor. Birkaç fotoğraf yükledikten sonra ne anlatmaya çalıştığımı daha iyi anlayacaksınız. Şimdi kısa kısa başlıklar altında şehri anlatmaya devam edelim.

Yaşam

Belarus’da oldukça ilginç ve alışık olmadığımız bir yaşam tarzı var. Bu mükemmel mimariye rağmen insanlarda pek ev kültürü oluşmamış. Genel olarak Rus ülkelerinde olan bir durum sanırım. İnsanlar genel olarak ev değil oda kiralıyorlar zaten apartmanların çoğu da 3 odalı 2 odalı evler şeklinde inşa edilmiş. Genel olarak herkesin evi olduğundan yabancılara ev fiyatları pek uygun değil ancak yine de İstanbul ile karşılaştırdığımızda ucuz oluyor. Tek kişi oda kiralamayı düşünüyorsanız en az 200 doları gözden çıkarmalısınız gibi gözüküyor. 600 dolara 3 odalı ev olduğunu duydum belki daha ucuza da bulunabilir ancak genel izlenimim bulunamayacağı yönünde. Evler eşyalı olarak kiraya veriliyor. Ev kiralamak istiyorsanız Rusça bilmeniz şart çünkü emlakçılarla anlaşmak için Rusça’ya ihtiyacınız olacak veya internet üzerinden aramalarda da İngilize siteye rastlamadım pek.

Şehirde genel olarak kadınlar yaşıyor. Örneğin sokakta gördüğünüz 10 kişiden 6-7si kadın. Teknik üniversitenin kantininde erkek oranı %10’u geçmiyordu. Söylentilere göre burada erkekler evde oturup içip karılarını çalıştırıyorlarmış. Bu söylentinin doğru olma olasılığı bana yüksek gözüktü. Kızların neredeyse %80’i mankenlik yapabilecek kapasitede güzelliğe sahip. Tekstilin çok pahalı olduğunu bildiğim bu ülkede muhtemelen alternatif pazarlardan vs. alışveriş yapıyorlar ancak hepsi son moda ve çok şık giyiniyorlar.

Para birimleri Belarus rublesi. Demir bozuk para kullanmıyorlar bu nedenle cebinizde tomarla kağıt para birikiyor ve hepsiyle sadece bir su alabiliyorsunuz bazen.

Ulaşım oldukça ucuz. 600 rubleye otobüse veya metroya binelbiliyorsunuz bu da bizim paramızla 35 kuruş gibi bir şey yapıyor. Trafik problemi de yok ve arabalar vergisiz olduğu için çok ucuz eğer paranız varsa araba almak burada çok mantıklı.

Bu bölüme sonra devam edeceğim şimdi sıkıldım…

Eğitim

Minsk’te çok sayıda üniversite var. Üniversiteye girmek için sınav gerekmiyor her isteyen üniversite okuyabiliyor. Yurtlar çoğu üniversitede ücretsiz veya aylık 25 dolar gibi bir ücrete mal oluyor ancak yurtların durumu oldukça kötü. Bu kadar güzel bir ülkede bu kadar dökük yurtların nasıl var olduğunu anlayamıyorsunuz. 2 veya 3 kişilik odalarda kalınıyor ve iki odaya bir tuvalet ve bir banyo düşüyor ancak banyolar oldukça kirli öncesinde iyi bir temizlik gerekiyor. Eğer kendiniz anlaşma yaparak buraya gelip Rusça öğrenmek isterseniz okulları arayabilirsiniz ancak sanırım yine Rusça bilmeniz gerekecek çünkü bu ülkede çok az kişi İngilizce biliyor. Hatta çoğu kişi marektlerde vs. sayıları dahi bilmediği için alışveriş yaparken çok zorlanıyorsunuz. Okullarda 8 ila 10 aylık kurslar var. Fiyatları 1200 ila 1800 dolar arasında değişiyor. Ancak Türkiye’den bir tur şirketi ile gelirseniz normal maliyetinden en az 800 dolar daha fazla paraya mal oluyor.

Yeme ve İçme

Belaruslular çok fazla yemek yemiyorlar. Bu şehirde yaşamakla ilgili bir özellik olabilir. Şehre geldiğimden beri benim de canım fazla bir şey yemek istemiyor aslında. Minsk’te yemek yemek için çok güzel yerler mevcut. Genelde şehrin genelinde cafe-bar-bistro tarzında yerler var. Burada hem yemek yiyip hem de istediğiniz içkiyi içebiliyorsunuz. Bu tür mekanlar gecenin geç saatlerinde canlı müzik olanağı da sunuyor ve dans edilen yerler haline dönüşüyor.

Yemeklerde domuz eti çok fazla kullanılıyor genel olarak burada yediğim etler bana bile ağır geldi sanırım daha önce hiç domuz eti yemememden kaynaklanan bir durum bu. Fiyatlar İstanbul’a göre %25 oranında daha ucuz bazı şeylerde neredeyse yarı yarıya daha ucuz. Alkol de oldukça ucuz en kaliteli biralar bile güzel mekanlarda 4 milyon civarı bir paraya geliyor ucuza 1.5 milyona da biraz içebilirsiniz. Votka konusunda çok olumlu yorumlar yapamayacağım. Votka çok ucuz olmasına rağmen Belarusluların ürettiği yerli votkaların tadı çok güzel değil. Zaten çok votka sevmeyen biri olarak buradaki votkalar pek beğenmedim şimdilik. Dikkat edilecek bir husus da yabancı içkiler. Yerli içkilerin çok ucuz olmasına kanıp benim gibi arka arkaya tekila shot istemeyinJ Çünkü yabancı içkiler oldukça pahalı bu ülkede.

Takılınacak mekanlar genel olarak güzel ve iyi tasarlanmış. Nasıl bir hesap geleceğine dair örnek vermek gerekirse Viktor Levi ayarında bir yerde canlı müzik ve dans ile birlikte 8 milyona güzel bir tavuk yemeği yedim, (Et yemeklerinde fiyat 10-11 milyon civarıydı), 8 çeşit bira vardı ve fiyatları 3-6 milyon arasında değişmekteydi benim 3.5 milyona içtiğim biranın tadı oldukça güzeldi. Ancak tekilanın bir shotı 8-9 milyon civarındaydı ve maalesef ben menüye bakmadan sipariş ettiğim tekilaların fiyatını ancak hesap geldiğinde öğrendimJ

3 yorum:

  1. Güzel de sen ne etmeye gittin ondan bahsetmemişsin merak ediyorum :)

    YanıtlaSil
  2. Abi Rusça öğrenmeye gittim işte 6 ay kursa gidiyorum burada.

    YanıtlaSil
  3. Haa anladım hadi hayırlısı, kolay gelsin, tabi ve de iyi eğlenceler :)

    YanıtlaSil